Archive | Temmuz 2015

Sinemada ilk altı ayın özeti: Arz fazlası

kOnTbyo

Sinema sezonunun ilk altı ayı geride kalırken, gişe rakamlarını gözden geçirmekte fayda var. Öyle ya, Türkiye sineması son yıllarda ‘patladı, patlayacak’ nağralarıyla birlikte hatırı sayılır büyüme kaydediyor. 2010 yılında 41.5 milyon olan bilet adedi, geçen yıl 61.2 milyona ulaştı. Üstelik bu rakamın 35.7 milyonu vizyona giren 112 yerli yapımı kapsıyordu.
Her ne kadar 80 milyonluk ülkede 60 milyonu aşkın seyirci Avrupa ortalamasının çok altında olsa da (bir kişiye iki bilet gibi düşünebiliriz Avrupa ortalamasını), seyirci sayısındaki yukarıya yönelik ivme hem salon sahiplerini ama en çok da yapımcıları memnun etmiş görünüyor. Memnun etse yine iyi, belli ki iştah kabartmış.
İlk altı aya baktığımızda seyirci sayısının geçen yılın aynı dönemine oranla 32.8 milyondan, 34.6 milyona çıktığını görüyoruz. Yani gişe rakamlarındaki artış trendi, en azından yılın ilk altı ayı baz alındığında devam ediyor. Bu rakamı tek başına düşünürsek olumlu olabiliriz. Fakat istatistik garip bir alan. Başka bir açıdan baktığımızda ise durumun o kadar da parlak olmadığını görebiliriz mesela.
Geçen yılın aynı döneminde vizyona giren yeni film adedi 177 idi. Yani kaba bir ortalama yaparsak film başına 185 binin biraz üzerinde seyirci düşüyordu. Oysa bu yılın aynı döneminde vizyona tam 215 yeni film girdi. Bu da film başına 160 bin seyirci ortalamasına tekabül ediyor. Yani film ve seyirci sayısı artıyor ama filmlerin izlenme oranları düşüyor.

2015ilkaltiayi2 (3)

Benzer bir durumu, yerli yapımları için de söyleyebiliriz. Geçen yılın ilk altı ayında vizyona giren 52 yerli yapım için 20.6 milyon adet bilet kesildi. Bu da film başına 397 bin seyirci demek. Böyle hesaplandığında hiç fena görünmeyen bir rakam ama bu rakamın sadece bir ortalama olduğunu unutmayalım. Hatırlatmakta yarar var. 20.6 milyonluk seyircinin yaklaşık 14 milyonu en çok izlenen ilk üç filme gitti. Yani geriye kalan 49 film için 7 milyon gibi bir seyirci kalıyor ki, bu da ortalama 140 bin civarı bir seyirciye denk geliyor.
Neyse devam edelim. Bu yıl ilk altı ayda yerli yapımlar için 20.9 milyon bilet kesildi. Hadi buna 21 milyon diyelim. Peki, vizyona giren yeni film sayısı ne kadar: 75. Yani bu yıl film başına seyirci ortalaması 100 binden fazla azalarak 280 bine gerilemiş. Bu yılın dağılımının daha adil olduğunu söyleyebiliriz en azından. En çok izlenin ilk üç filmin toplan seyircisi 7 milyonun biraz üzerinde.
Yaklaşık yüzde 80’i gişe amaçlı çekilmiş bu filmlerin altmışa yakınının 300 bin barajının altında kaldığını düşündüğümüzde ortada bir kar olup olmadığı tartışmaya açık hale geliyor. Komedi filmlerinin iş yapacağına dair öngörü, birbiri ardına benzer filmlerin salonları doldurmasına vesile oluyor. Temel amacı sinema yapmak değil de, kısa yoldan zengin olmak olan bir takım sonradan türedi yapımcılar, akıl almaz hikayelerle seyircinin karşısına çıkıyor. Bu türden bir filmin iş yapması yenilerinin piyasayı doldurması için yeterli hale geliyor.

2015ilkaltiayi (2)

Ama ortada bu kadar birbirine benzer filmi taşıyacak kadar seyirci yok. ‘Sanat sineması’nın seyirci ve salon sorunu koca bir problem olarak ortada dururken; gişe yapımlarının benzer problemler yaşadığına şahitlik ediyoruz. Film adedinin fazlalığından salon bulamayıp vizyon tarihini ertelemek zorunda kalan ‘gişe’ yapımları var.
Ortada ‘patlayan’ ve salonlara koşmaya hazır bir seyirci olmadığına göre, bu arz fazlasının önünde sonunda sektörü bir krize sokacağı çok açık. Ülkedeki her alanda olduğu gibi, bu alanın da sağlıklı bir ekonomik yapıya oturtulmak yerine açık bir rant alanına dönüştürülmesi en çok da sinemadan kazandığını sinemaya yatırmak isteyen yapımcıları etkileyecek hiç kuşku yok ki.
Şimdilik, yukarıda açtığımız parantezi başka bir yazının konusu olarak bir kenara koyalım. Ama bir şeyi hatırlatmadan geçmeyelim: 1979 yılında salonlarda gösterilen 195 yerli yapımın 131’i seks komedisiydi. Seyirciyi istismar edip ucuz yoldan para kazanma hırsının sonucu koskoca Yeşilçam’ın sonunu getirdi.
Sinema salonları şimdilik bu işleyişin en karlı çıkan tarafı olarak görülüyor. Özellikle de tekel olanı. Ama bu gidiş, önünde sonunda onu da vuracak.

– Veriler boxofficeturkiye sitesinden alınmıştır

Reklamlar